27 Mayis 2018 |

BIST100
DOLAR
EURO
ALTIN
GBP

Türk profesörden tün dünyayı heyecanlandıran buluş

Harvard Üniversitesinde genetik ve kronik metabolik hastalıklar üzerine çalışan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil liderliğindeki Sabri Ülker Merkezi araştırma ekibi, kolesterol seviyesi hücre içinde yükseldiğinde uyarı veren ve kolesterolün zararlı etkilerine karşı hücreleri koruyan bir mekanizma geliştirdi.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesindeki laboratuvarının kapılarını ekibine açan Hotamışlıgil, tıp dünyasını heyecanlandıran çalışmaları ve geliştirdikleri mekanizmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Diyabet, kalp hastalığı, şişmanlık, dejeneratif hastalıklar gibi yaşla beraber gelen kronik metabolik hastalıklar üzerine çalıştıklarını anlatan Hotamışlıgil, en temel mekanizmalardan biri olan metabolizmanın nasıl çalıştığını ve nasıl bozulduğunu anlamaya çalıştıklarını söyledi.

Metabolizmanın tıpkı bir otomobil gibi kontak her çalıştığında, tekerlek her döndüğünde bazen gözle görülmese bile bir miktar yıprandığını ifade eden Hotamışlıgil, sözlerini şöyle sürdürdü:

İlk 20-30 sene kalıtsal nedenler veya kaza gibi şansızlıklar yaşanmadıysa çok sağlıklı bir süreç. Yaralarımız bu süreçte çok daha çabuk iyileşiyor, ayağınız burkulsa bir hafta sonra tekrar koşmaya başlayabiliyorsunuz. Bu dönem hastalıklardan arınmış bir dönem. 30 ile 60 yaş arası ise yıpranma dönemi diye düşünülebilir. Yavaş yavaş bu tahribat birikmeye ve etkisini göstermeye başlıyor. Esas bu kronik hastalıklar kümesi dediğimiz hastalıkların ortaya çıkışı günümüz yaş skalasında 60’lı yıllarla 80’li yıllar arasına denk geliyor, her gün yavaş yavaş biriken, eskiyen bir sistemde yaşlanma ile gelen problemler.

Uzun süredir yürüttükleri çalışmaların temelinin kolesterol olduğunu belirten Hotamışlıgil, kolesterolün hem her hücrenin var olabilmesi, kendini inşa edebilmesi için çok gerekli bir molekül hem de çok toksik ve tehlikeli, kontrolü ve idaresi güç bir molekül olduğuna dikkati çekti.

Kolesterolün etrafındaki diğer molekül ve zarlarla reaksiyona girmeye çok eğilimli olduğunu, reaksiyona girdiği şeylerin yapısını ve işleyişini bozabildiğini ve dolayısıyla hücrenin, çevresinde dolaşmasını ve içinde yükselmesini hiç tolere edemediği bir molekül olduğunu anlatan Hotamışlıgil, sözlerini şöyle sürdürdü:

Kolesterol aslında biraz kan şekerine benziyor düştüğü zaman da problem, çıktığı zaman da problem. Ancak kolesterol seviyesinin hücre içinde yükselmesi tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Hücremiz yaşıyor ve bir mekanizma olması lazım. Biz de kolesterolün yükselmemesi ve dar aralıkta tutulabilmesini sağlayan, hücrenin kendi içine inşa edilmiş bir mekanizma geliştirdik ve bu mekanizma, hücrenin hem evrim süreci boyunca hem de bir canlının yaşam süresi boyunca bu çetin molekülle nasıl baş edebileceğimiz konusunda bize bilgiler verebileceğini söylüyor.

Kategorisine Son Eklenen Haberler

Son Dakika Haberleri

Tümü

Video Galeri

Tümü